Heyy BEN BURCU YAZDIĞIMI GÖRÜYOSAN BENİ ARA KONUŞALIM BOŞALTİM SENİ :))
NUMARAM: 0023 781 11 37

patronun kızını depoda düdükledim

Merhabalar. İstanbuldan ben Murat. 1,78 boy
ve 70 kiloda, atletik, kumral, mavi gözlü,
dikkat çeken bir tipim. Bundan seneler önce
askerden gelmiş, iş arıyordum. Benim
çalışkanlığımı hırsımı bilen bir arkadaşım
vasıtasıyla, oto sektöründe, döşeme dizayn
malzemeleri satan bir şirkette
çalışmaya başladım. Şirketi yönetenler
patronun kızkardeşi ile patronun kızıydı.
Üstelik patronun kızı ni şanlıydı, ama beni
görür görmez işe aldılar. Kısa bir süre sonra
Bafrada tatilde olan gerçek patronla da
tanıştım. Bana verilen görevimi dürüst ve
işimi eksiksiz yerine getirdiğim için, kısa
sürede şirketin gözdesi oldum. Özellikle
patronun, sonra da patronun kızının…
Tahmin edeceğiniz gibi, kısa sürede
patronun kızı ni şanı attı ve bana kancayı
taktı, tabii babasının da onayıyla. Babasının
tek derdi, bütün işlerine koşturacak ve
kendisine daha çok para kazandıracak bir
damat, kızının derdi ise yakışıkl ı bir kocaydı.
Ve öyle de oldu. 3-4 ay gibi kısa bir sürede,
pazarlamacı olarak giridiğim işyerine, bir
anda damat oldum. Tabii bana verilen
sorumluluklar daha bir arttı, daha çok para
kazanmaya ve şirkete de kazandırmaya
başladım. Kayınpederim zevkten dört köşe,
kızı da tabii. Kayınpederin işle güçle, parayla
derdi kalmamıştı, tek derdi Çerkezköyde
fabrikanın başına diktiği salak oğlunu da
biran önce evlendirmekti. Fakat sorun
gerçekten büyüktü. Daha önce de maddi
durumlarının hatırına bir kere
zor belanişanladıkları oğlunun salaklıkları
yüzünden, nişanladıkları tessettürlü kızcağız
dayanamamış, (Nalet olsun paralarına! deyip)
eve gelen sucuya kaçmıştı. Kayınpederim ve
kaynanam telaşlıydı bu konuda. Bu işlerde
para pul fayda etmiyor çoğu zaman. Parası
da olsa, hangi genç kız bir embesille evli
olmak ister ki?
Nihayetinde İstanbulda aramaları taramaları
boşa çıktı. Sonunda Bafradan, köyden bir kız
bulur basar parayı alırız mantığıyla, tanış
akraba sayesinde, bir gelin adayı buldular.
Gelin adayı kız 16 yaşında, yaşına göre
vücudu fazla gelişmiş, 1.75 boyunda, iri
kıyım, balık etli, dolgun göğüsleri ve
yuvarlak kalçaları olan, gösterişli bir kızdı
Tuğba. Kızın babasına elaltından verilen
hatırı sayılır parayla kızı aldılar, anlı-şanlı
bir dügün yapıldı (havayı civayı çok
severler). Ben eşime daha ilk günden dedim,
“Vay bu kızın haline, yazık oldu!” diye.
Çünkü kay ınçom, kadın nedir, seks nedir
anlamayan, salak ve asalak bir adam.
Hayatını sadece elektronik olaylara adamış,
hatta abartısız, sikini tuvaletten tuvalete
gören bir adam. Ve dediğim gibi de oldu,
gerdek gecesi olay patlak verdi. Kayınço
kızın bekaretini bozmak için salatalık sokmuş
kızın am ına. Kız da ertesi günü bunu eşime
anlatıyor. Eşim de bana anlatınca, ben çok
gülmüştüm, “Ben sana demedim mi!” diye.
Neyse, oldu bittiye getirdiler. Silivrideki
evlerinden biri dayandı döşendi, Tuğba gelin
köyden indi şehre, vede salak bir koca
müsvettesiyle, kay ınpeder kaynanadan uzak
yaşamaya başladılar. Salak kay ınçonun
aksine, Tuğba gelin, parlayan gözleriyle ve
uzun boyu posu, dolgun fiziğiyle etrafa seks
kokulaları yayıyordu. Ben kendi kendime
dedim, bu salaktan çok Silivrinin erkekleri
siker bu kızı diye. Kızın biraz gözleri açılsın,
bu salağa çeşit çeşit boynuzu takar dedim . Ve
tabii ki de dediğim oldu. Bafranın köylü
güzeli Tuğba gelin, gün geçtikçe çiçek gibi
açılıp saçılmaya başladı, etrafında gezinen
erkeklere cilve yapmaya başladı. Kocası
olacak salak kay ınço da bu durumdan gayet
memnundu. Ben yiyemiyorum eller yesin der
gibiydi, Gavatlık ruhunda vardı…
Ben de eşimle ciddi anlamda problemler
yaşıyordum, hem manevi, hem maddi. Eşim
iyice zıvanadan çıkmış, artık bana karılık
görevlerini yerine getirmez olmuştu. Üstelik
şikertte kazanılan paraları ve malları sağa
sola kaçırmaya başlamıştı. Eşim tam
anlamıyla babasının kızıydı, (babası da daha
önce buna benzer birkaç birşeyler yapmıştı).
Eşimin gizlice benden para kaçırdığını
öğrendiğimde, içimde uyuyan yılan da
uyanmıştı. Ben hırsızlık yapamazdım,
kimyamda yoktu, ama kimyamda mevcut olan
başka şeyler vardı ve onlara bir ders vermem
gerekiyordu, ama nasıl? Tam bu
sıralarda kay ınpeder ölmüş, Tuğba gelin
kayınpeder baskısı kalmayınca iyice
cozutmuş, arka arkaya hatalar yapmaya,
umarsızca yaşamaya başlamıştı. Kocası olacak
Gavat ta, Tuğbanın iplerini tamamen salmış,
bana dokunmasın da ne yaparsa yapsın
mantığıyla hareket ediyordu.
Bir seferinde Tuğba yalnız başına 2
haftalığına memleketine ailesini ziyarete
gitmişti. 2 hafta sonra kay ınçom olacak salak
herif karısını Bafradan alıp gelecekti. Ben de
o arada fabrikada işin başında durmam
gerekiyordu. Gelmeleri birkaç gün gecikince,
mecburen onların evde kaldım. Evde
kaldığım sırada, bizim Tuğba gelinin banyo
dolabından havlu alırken, üzerinde birşeyler
yazılı not kağıtları düştü. Notları
okuduğumda bu kadar da olmaz dedim.
Notlarda, (Kocan uyuduktan sonra seni
sikmeye gelecem!) gibi şeyler yazıyordu. Karı
birileriyle birşeyleri dolu dolu yaşıyor,
kimseden de çekinmeden notları ulu orta bir
yere koyuyordu. Ben istedim 1 göz, Tanrı
verdi 2 göz, elime fırsat geçmişti…
Neyse bunlar Bafradan geldiler. O
akşam kayınçom olacak salak sanki içkiye
çok dayanıklıymış gibi, “Bira içelim!” diye
tutturdu. 3. biradan sonra sallanan kay ınço,
“Ben yatıyorum!” diyerek, karısıyla beni
başbaşa bıraktı ve gitti yatmaya. Sanki, (Siz
kafanıza göre takılın!) der gibi. Tuğbayla
başbaşa kal ınca havadan sudan konuşmaya
başladık. Bu arada ben bulduğum notları
nasıl soracağım derken, muhabettin bir
yerinde soruverdim. Tuğba hiç çekinmeden
direk hayatında birinin olduğunu, kocasının
salaklıklarına dayanamadığını, güzel ve
isterik bir kadın olduğunu, kocası dışında
herkesin ona aç gözlerle bakarken, kendini
gençliğinin baharında bu adamla körlediğini,
parası yüzünden ailesinin böyle
bir adama peşkeş çektiğini, onların yüzünden
bu asalak pasif adama mahkum olduğunu
söyledi. Tuğbayı dinlerken hak veriyordum,
sonuna kadar haklıydı üstelik, bu kadar
güzellik bir asalak herife teslim edildiyse
olcağı buydu.
Bu arada biraların dibine vurmuş, 7-8 şişe
içmiştim. Tuğbaya bakışım değişmiş, kendimi
frenleyemez hale gelmiştim. Karşımda
Tuğbanın askılı tişörtünden göğüsleri
fırlayacak gibi dururken, bende ok yaydan
çıkmıştı çoktan. İ kimizin de nefes alışlarımız
değişmişti. Tuğba bir ara, “Ben senin
gözünde nasıl bir kadınım?” deyince, “Sen
her erkeğin arzuladığı, kısrak gibi bir
kadı nsın!” dedim. Tuğba yanıma sokulup
dudaklarıma yapıştı. Birbirimize sarıldık
biranda. Öyle arzulu ve ateşli öpüşüyordu ki,
sanki delirmişti. Dudakları alev alev
yanıyordu. Bir anda tişörtünü ve sütyenini
çıkardım. Böyle bir güzellik olmazdı. Böyle
bir güzelliğin bir asalağın elinde heba olması
içler ac ısıydı. Artık deli gibi sevişiyorduk.
Ben göğüslerini hamur gibi yoğururken,
Tuğba altımda yılan gibi kıvranıyor, nefes
alışları verişleri gitgide hızlanıyor, “Muratım
benim, erkeğim, herşeyim sensin, parçala
beni!” diyordu.
Ben seslerin içerde uyuyan kayınçonun
duycağından endişe ederek, sessiz olmasını
söyledim. O da, “Boşver sen o salağı, adam
olsa karısını gecenin bir yarısı senle yalnız
bırakıp gidip yatmaz! Beni nerelerde ve
kimlerle yalnız bıraktığını, neler yaşadığımı
bir bilsen! Ona nekadar boynuz taksam az
bile!” dedi. Tuğba coşmuştu, üstümü bir
çırp ıda nasıl soydu anlamadım bile. Ben
göğüslerinin her santimetrekaresini
yalıyorum. Göğüslerinden aşağı doğru indim ,
tangasını çıkarıp bal kutusunu yalamaya,
amının dudaklarına ufak ısırıklar atmaya
başladım. Tuğba kocası duysun istercesine
çığlıklar atıyor, ben de art ık ne olursa olsun
der gibi umursızca hareket ediyordum…
Sonunda Tuğba daha fazla dayanamadı, bir
hamleyle altımdan kay ıp, benim üstüme
çıktı, yarağımı tutup ağzına aldı. Öyle bir
yalıyordu ki, ağzına öyle bir alıyordu ki,
sanki senelerce mahrum kalmış gibiydi.
Dayanacak gücüm kalmamaşıtı, patlamamak
için kendimi sıkıyordum. En sonunda
dayanamadım ağzına patladım. İnanın son
damlasını yutana kadar emmeye yalamaya
devam etti. Kendime gelmeme bile fırsat
vermeden, yalayarak tekrar kaldırana kadar
devam etti. Resmen çıldırmış gibiydi.
Nihayetinde benim yarak tekrar dimdik oldu.
Tuğba yarağımı eliyle tutup am ına denk
getirdi ve yavaş yavaş aletimin üstüne
oturmaya başladı. Kafası girdikten sonra,
öyle bir hırsla oturdu ki, “Ohhh!” sesi,
gecenin içinde duvarlarda yankılandı. Buna
rağmen benim salak kay ınçom mışıl mışıl
uyuyordu.
Tuğba üstümde zıplarken, zevkle naralar
atıp, “Sen sik beni artık, sen olmalıydın
benim kocam, sen olmalıydın, bu asalak herif
beni haketmiyor, bana sen lazı msın, senin
gibi erkek lazım, parçala beni, ben seninim
artık, sen olduktan sonra bana kimse lazım
değil! Seni karın da haketmiyor, bunlar
hiçbirşeyi hakketmiyor, senin arkadandan da
neler yapıyorlar, bunlara iyillik dürüstlük
yaramaz, onlara o kadar kazandırdıklarına
rağmen sana bile kazık atmaya kalktılar!”
diye konuştukları, beni dahada
hırslandırıyordu. Haksız da değildi hani.
Tuğbayı üstümden alıp domalttım,
arkadan am ını öyle bir hırsla sikiyordum ki,
aynı anda da kaçalarını tokatlamaktan kaba
etlerini kıpkırmızı etmiştim. Sikişirken
çıkardığımız sesler, duvarları bırakın evin
içinde yankılanıyordu ve salak kay ınçom bu
sesleri duymuyordu, yada duymazdan
geliyordu…
Tuğba ardı ardına orgazm olup inledikçe ben
zevkten öleceğim sanıyordum. Sonunda ben
de öyle bir patladımki , sanki bütün iliklerime
kadar boşalmıştım. Sabaha kadar kaç defa,
kaç pozisyonda, neler yaptık siz düşünün.
Tuğba dur durak bilmeyen, ateşli ve isterik
bir kadındı ve artık benim kadınımdı.
Asalak kay ınçomun salaklıkları ve Bafralı
gelin Tuğbayla yaşadığım maceralarım o
geceyle bitmedi tabii

2 comments

  1. Slm ben anadolu yakasindan murat benimle gizlilik icinde reel gorusup kalin damarli 22 cm aletimin tadina bakmak isteyen benim gibi seksi seven doyumsuz bayanlar amını göt deliğini sömürene kadar yalatmak isteyenler GEBZE SANCAKTEPE SULTANBEYLİ KARTAL PENDİK KARTAL UMRANİYE EVLİ DUL BEKAR arayin size yaşayamadiginiz seksi yaşatayim guven konusunda hiç supheniz olmasin herturlu guveni veririm size lutfen eşcinseller ve gaylar uzakdursun yalnizca bayanlar arasin pisman olmazsiniz 0.5.3.2.5.6.9.5.7.6.6

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir